REENKARNASYON… (1) Araştıran ve Derleyen : Hasan Uğur Epirden

 

BAŞLARKEN…

Ölüm…

Her canlının kaçınılmaz sonu…

Ancak bu “Son”u düşünürken hep aklımda kurar dururum…

Ölüm gerçekten bir son mudur ?…”

Yoksa devam eden bir şeyler, sonraki bir evre var mı ?…

Yaşamımızı kaybettiğimizde ne olacak ?…

O andan itibaren bilincimiz, varlığımız yok olup gidecek mi ?…

Acaba “Kıyamet” denilen, yani dünyanın, evrenin, yaşamımızın yok olduğu an, kişisel mi ?… Herkesin son nefesini verdiği an mıdır “Yok oluş” ?…

Yüzyıllardan beri süre gelen “Reenkarnasyon”, yani dünyada milyarlarca kişinin inandığı bu inanç ve beraberinde getirdiği “Acaba”lar ister istemez insanı meraklandırıyor, korkulu bir bekleyiş, bazılarında da arayış ve tartışmalara yol açıyor…

Ruh Göçü”, ölümden sonra tekrar bedenlenmek/doğmak var mıdır ?…

Kişiler öldükten sonra bedenlerinden ayrıldığına inanılan ruhlarıyla mı yaşarlar…

Öte dünya var mı ?…

Bahsedilen “cennet” ve “cehennem” ?…

Peki ya o “sırat köprüsü” ?…

Kişiler gerçekten yargılanır mı ?… Ödüllendirilir, cezalandırılır mı ?…

Ya cinler ve periler ?…

Bir atom molekülü, bir karıncanın vücut yapısı, kılca damarlarından sonsuz evrende galaksiler, başka güneş sistemlerine kadar varamadığımız, düşünmeye kalkışınca beynimizin iğdiş olduğu varoluş ?…

Allah’ın bizlere bahşettiği duyularımızla erişemediğimiz, kesin bir bilgi sahibi olamadığımız dipsiz bir kuyu tüm bunlar..

İnsan içine girmeye çalıştıkça, tüm bu soruları eşelemeye başlayınca hafıza yetersizliğinin ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlayıveriyor, dahası ürküyor

Bu konuda oldum olası böylesine derin konularla pek ilgilenen, ilignç kitapları soluk soluğa okuyan bir “fazla meraklı” olarak, fizik ötesi bir zincirleme yazı dizisi hazırlamış bulunmaktayım…

Yok, endişe etmeyin, bunama durumum yok, akıl sağlığım çok şükür yerinde…

Sadece yazılı ve görsel basında, aman zaman bazı magazin kılıklı çok bilmiş ünlülerin anlattığı masallar dışında daha mantıklı, gerçeğe yakın şeyler paylaşmak istiyorum…

Altını çizerek vurguluyorum, bu konuda akademik bir geçmişim bulunmamakta, yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi yaptığım araştırmaları zihnimdeki derin koridorlardan geçirip, sizlerle sadece bir sohbet tadında mantık dolu bir paylaşım amacım…

Bir zamanlar “Ruh çağırma seansları”na katılan ve hatta düzenleyen biri olarak kendi çapımda iflah olmaz bir toy araştırmacı sayılırım…

Düşünüyorum, öyleyse varım !…”

Şimdi soruyorum;

Hazır mısınız ?…

Hazır olduğunuza dair ışıklar alırsam, mini yazı dizime birkaç gün içinde, bu EPİRDEN MÜZİK KÜLTÜR SANAT web sitemde ( www.epirden.org ) başlayabilirim…

Engin sevgilerimi, derin saygılarımı siz duyarlı çok özel okurlarıma yolluyorum…

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s