DOMUZUN KADERİ… / Hasan Uğur Epirden

Bir deyim vardır… “Her kuşun eti yenmez !…”

Ve… Bir inanış vardır… “Her hayvanın eti yenmez !…”

Öyle bir hayvancık var ki… Onun etini biz yemiyoruz, üstelik hiç de sevmiyoruz, hatta benzetmelerde bulunarak karşımızdakilere hakaret bile ediyoruz !..

Domuz gibi !…” diyoruz !…

Evet !… Domuz !…

Türkiye dahil tüm Müslüman ülkelerde domuz haram…

Tıpkı Yahudilerde olduğu gibi…

Bu nedenle, özellikle ülkemizde hayvansal protein sınırlı hayvan türünden; yani sığırdan, koyundan, tavuktan sağlanırken, diğer ülkelerde bunların yanı sıra hatta onlardan daha çok domuz eti tüketiliyor.

Bu özellik, bizleri bölücülük yaparak (!) “domuz eti yiyenler” ve “domuz eti yemeyenler” diye ikiye ayırıyor !… İkiye ayırmakla da kalmıyor “Domuzluk” yapıp, insanoğlunun evrenselliği önünde ciddi bir engel oluşturuyor !…

O talihsiz bir hayvan…

Hem Kuran, hem de Tevrat yorumlarıyla onu lanetliyor, dahası kesilip yenmesini yasaklıyor…

Diyanet’in yorumu “Domuz, dişisini kıskanmayan tek canlı mahlûktur… Domuzun etini yemek suretiyle, bu hususiyetin kişiye de sirayet etme ihtimali vardır !…” şeklinde !…

Bakar mısınız şu mantığa ?…

Bu şapşal mantıktan yola çıkacak olursak, cesur olmak için aslan, çalışkan olmak için karınca, heybetli olmak için fil, mühendis olmak için kunduz, güzel sesli olmak için bülbül, cambaz olmak için maymun eti yemeliyiz, ama domuz eti asla ve asla !…

Zannedildiği gibi, domuz pis bir hayvan değil !…

Eti yediğimiz diğer hayvanlardan daha yağlı değil !…

Asalaklar, özellikle ölümcül hastalıklara neden olan “trişin” sadece domuz etinde mi var ?..

Eti tüketilen hayvanlar arasında kendi dışkısını yiyen, dışkısı içinde debelenen tek hayvan domuz mu ?..

Ve nihayet, kutsal kitap domuzu gerçekten men etti mi ?..

Yoksa hepsi araştırılıp denenmeden, sorgulanmadan kabul edilmiş önyargılar mı ?…

Yok eğer tüm bunlar doğruysa, dünyanın yarıdan fazlası nasıl domuz yiyebiliyor ?… Hastalıktan, pislikten nasıl kırılmıyorlar ?…

Ahlaksızlıklarından ötürü neden tanrının gazabına uğramıyorlar ?…

Tıp, veteriner ve ziraat fakültelerinde yapılan incelemelerde, hayvan fizyolojisi araştırmalarında, domuzun, etini tükettiğimiz diğer hayvanlardan daha pis olduğu yönünde bir saptama yok !…

Domuz; tavuk, hindi, koyun ne kadar yağlı ise o kadar yağlı… Tercih edilmediğinde bu hayvanların etleri yağlarından nasıl arındırılıyorsa, domuz da yağından arındırılıyor… Domuz, sığır, tavuk ve koyun ne kadar pisse, o kadar pis !…

Domuzdan insana geçebilecek asalaklar sığırda, koyunda da var… Etten geçen bu asalaklar iyi pişirmeyle bertaraf edilebiliyor… Daha çok domuz etinde rastlanan trişin, eksi 10 derecede ölüyor… Bu ısıyı basit bir ev buzdolabı bile sağlayabiliyor… Buna karşın, WHO raporlarıyla da sabit, Türkiye’de, insanların ciddi boyutlarda asalak problemi var… Nüfusumuzun hemen hemen yarısı bağırsaklarında tenya, solucan, kıl kurdu barındırıyor…

İngiltere’de Cambridge Tarımsal Araştırma Konseyi Hayvan Fizyolojisi Enstitüsü’nün ilan ettiği araştırma sonuçları, domuzu daha yakından tanımak için iyi bir kaynak teşkil etmekte… Yetişkin domuzlar, eğer hava sıcaklığı 32 derecenin üzerindeyken doğrudan doğruya güneş ışığına maruz bırakılırlarsa bir müddet sonra ölüyorlar… Çünkü, koruyucu kıllarının azlığı ve terleme yeteneğine sahip olmayışları yüzünden aşırı sıcağa karşı dayanıksızlar… Bu nedenle, sıcak iklimlerde ya da sıcak barınaklarda taze ve temiz çamurda yuvarlanmayı çok seviyorlar… Eğer bunu bulamazlarsa, kendi idrar ve dışkıları içinde debelenerek serinliyorlar…

Ahırlara kapatılan domuzlar 29 derecenin altında, dışkılarını, uyuyup beslendikleri yerin uzağına yapıyorlar… Eğer ısı 29 derecenin üstüne çıkarsa, dışkılarını ahırın her yerine gelişigüzel yapıyorlar… Isı ne kadar yükselirse, onlar da o kadar pisleşiyor… Oysa, koyunlar, sığırlar, tavuklar dışkılarını her koşulda bulundukları yere yapıyor ve bunların üstünde yatıp kalkıyorlar…

Domuzlar, yiyecek konusunda fazla müşkülpesent de değiller… Saman, dışkı ve leş dışında hemen her şeyi büyük bir iştahla tüketiyorlar… Patatese, mısıra ve bakliyata düşkünler ama, yemekhane, süthane artıkları, balık, et en sevdikleri yiyecekler… Bir çuval mısırın içine bir tane köfte saklansa, önce onu bulup ardından mısırı yiyorlar… Ancak, aç bırakıldıklarında tıpkı diğer tüm hayvanlar gibi dışkı da yiyorlar, leş de… Bunu da domuzluktan değil, açlıktan yapıyorlar… Biz insanoğlu da aç kaldığımız neler yapmıyoruz ki ?…

Sığır en erken iki yıl sonra kendi ağırlığı kadar; koyun, keçi ise en erken iki yaşında kendi ağırlığınca et verebiliyor… İnsanoğlu, bu hayvanları yetiştirmek ve onlardan ortalama 200-250 kg et alabilmek için, ürün verebilen bir hektar toprağa ihtiyaç duyuyor. Ama domuz, altı ayda bir, kendi ağırlığının ortalama 6-12 katı et üretiyor… Yani, yılda yaklaşık 12-24 kat… Bu rekor verime rağmen acaba Müslümanlar ve Yahudiler, halklarını niçin domuz etinden mahrum bıraktı ?… Yasakların ve yükümlü olan etnik grupların yapısı araştırılınca, domuzun eskiden ‘kutsal’, ya da ‘tabu’ sayıldığı anlaşılıyor… Tevrat’taki yasakların bir kısmının, Yahudilerin uzun zaman eski Mısır’ın yönetiminde kalmalarından miras olduğu, İslam’ın da tıpkı Tevrat’taki inanışla domuzu yasakladığı biliniyor…

Kuran’da da domuz etini yasaklayan ayetler var… Örneğin Kuran, Bakara suresinin 172. ayetinde, “….ama zorda kalan, istemeyerek ve zaruret tutarını aşarak haram edilenden yerse, üzerine günah olmaz !…” buyuruyor… Maide suresinin 2. ayeti, koyduğu yasağın hemen ardından, “…her kim aç halde zorda kalırsa, haram edilen etlerden, günah işleme kastı olmadan yerse, tanrı elbette bağışlayıcıdır !..” diye ekliyor… Yine Maide suresinin 2. ayeti şöyle diyor : “Size leş ve kan ve domuz eti ve tanrıdan başkası adına kesilmiş ve boğulmuş ve dövülmüş ve yüksekten düşmüş ve boynuzlanmış ve yırtıcılar tarafından yenmek üzere parçalanmış hayvanlar yasak edildi… Ancak, arındırdıklarınız haramın dışındadır.”

İşte böyle !…

Zavallı domuzların kaderi ikiye bölünen insanoğlunun inançları arasında sıkışıp kalmış !…

Keşke ağızdan girene değil, çıkanlara daha duyarlı ve dikkat eden bir toplum olabilseydik ?…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s